Test

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, sosyal medya hesaplarından yaptığı basın açıklamasında, hakkında verilen tutuklama kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cuma gününden bu yana şahsına, ailesine, yol arkadaşlarına, emeğine ve Silivri halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye karşı yürütülen sürecin yeni ve ağır bir aşamaya taşındığını belirten Balcıoğlu, yaşananların yalnızca adli bir süreç olarak görülemeyeceğini kaydetti.

Balcıoğlu, sürecin Silivri halkının iradesini, halkçı belediyecilik anlayışını, “Vicdan Belediyeciliği” yolunda ortaya konulan emeği, Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerini ve Silivri’de birlikte büyütülen umudu hedef aldığını ifade ederek, “Bu süreç yalnızca şahsımı hedef alan bir adli süreç değildir. Bu süreç; Silivri halkının iradesini, halkçı belediyecilik anlayışımızı, Vicdan Belediyeciliği yolunda ortaya koyduğumuz emeği, baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerini ve bu kentte birlikte büyüttüğümüz umudu hedef alan açık bir haksızlıktır” şeklinde konuştu.

Cuma gününden bu yana bazı iddialar üzerinden kamuoyunda algı oluşturulmak istendiğini belirten Balcıoğlu, hiçbir somut temele dayanmayan iddiaların haber kılıfına sokulduğunu, iftiraların büyütüldüğünü ve kamuoyunun zehirlenmek istendiğini savundu. Balcıoğlu, bu sürecin sonunda savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından hakkında tutuklama kararı verildiğini kaydetti.

“Benim alnım açık, başım dik, vicdanım rahat”

Silivrililere seslenen Balcıoğlu, vatandaşlardan umutsuzluğa kapılmamalarını istedi. Balcıoğlu, “Silivri’nin güzel insanları, Atatürk ve Cumhuriyet’in bekçileri; asla üzülmeyin. Asla mahzun olmayın. Asla umudunuzu yitirmeyin. Başınızı öne eğmeyin. Benim alnım açık. Başım dik. Vicdanım rahat” ifadelerine yer verdi.

Kendisinin, Silivri halkının sandıkta verdiği oylara leke sürecek bir yanlışın içinde olmadığını vurgulayan Balcıoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir evladı olarak Atatürk’ün ilkeleriyle, partisinin değerleriyle ve halka verdiği sözle bağdaşmayacak hiçbir davranışın içinde yer almadığını belirtti.

Hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmadığını ifade eden Balcıoğlu, tutuklama kararının bir hüküm olmadığını belirterek, “Herkes emin olsun: Tutuklama bir hüküm değil. Hakkımda kesinleşmiş hiçbir mahkûmiyet kararı yok. Ortada verilmiş bir hüküm yok. Ortada ispatlanmış bir suç yok” şeklinde konuştu.

“Bu süreç açık bir siyasi kuşatma operasyonudur”

Yaşananların yalnızca hukuki bir süreç olmadığını ifade eden Balcıoğlu, sürecin gerçeklerden değil iftiralardan, somut delillerden değil dedikodulardan, hukuki kesinlikten değil yönlendirilmiş beyanlardan ve asılsız haberlerden beslendiğini belirtti.

Balcıoğlu, “Bugün yaşadığım şey yalnızca hukuki bir süreç değil. Bugün yaşadığım şey; gerçeklerden değil iftiralardan, somut delillerden değil dedikodulardan, hukuki kesinlikten değil yönlendirilmiş beyanlardan, asılsız haberlerden ve masa başında üretilmiş senaryolardan beslenen açık bir siyasi kuşatma operasyonudur” ifadelerini kullandı.

Benzer süreçlerin daha önce Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı da yaşandığını belirten Balcıoğlu, önce bir iddianın ortaya atıldığını, ardından bu iddiaların haber kılıfına sokularak kamuoyunda algı oluşturulmak istendiğini dile getirdi. Balcıoğlu, yargının siyasallaştırılarak bir aparat gibi kullanılmasına ve halkın sandıkta verdiği kararın dosyalarla, manşetlerle, iftiralarla ve algı operasyonlarıyla kuşatılmasına yabancı olmadıklarını ifade etti.

Dosyada gizlilik kararı bulunduğu için hukuki sürecin tüm ayrıntılarını paylaşamadığını kaydeden Balcıoğlu, hakkında ortaya atılan iddiaların somut delile değil; duyuma, yönlendirilmiş yorumlara, asılsız haberlere, ciddiyetsiz beyanlara ve gazetecilik adı altında servis edilen iftiralara dayandırılmak istendiğini belirtti.

“Gerçek ortaya çıkıyor, ama iftira durmuyor”

Kamuoyunda gündeme getirilen saat iddiasına da değinen Balcıoğlu, kullandığı saatin iddia edildiği gibi olmadığının açıkça ortaya konulduğunu belirtti. Savcılığın araştırma kapsamında ilgili tedarikçi firmalara yazı yazdığını, ilgili firmaların ise kendilerinden herhangi bir saat almadığını bildirdiğini ifade eden Balcıoğlu, buna rağmen algının devam ettirilmeye çalışıldığını söyledi.

Balcıoğlu, “Kullandığım saatin iddia edildiği gibi olmadığı açıkça ortaya konulmasına rağmen konu hâlâ farklı biçimlerde gündemde tutulmaya çalışılıyor. İlgili firmalar, benim kendilerinden herhangi bir saat almadığımı bildiriyor. Buna rağmen algı devam ettiriliyor. Gerçek ortaya çıkıyor, ama iftira durmuyor. Belge geliyor, ama senaryo değişmiyor” şeklinde konuştu.

Ortada bilgi, tanıklık ve somut delil bulunmadığını savunan Balcıoğlu, iddiaların yalnızca duyumlara dayandırıldığını ifade ederek, “Yani ortada bilgi yok. Tanıklık yok. Somut delil yok. Sadece ‘duydum’ var. Sadece ‘söylendi’ var. Sadece ‘bana böyle geldi’ var” dedi.

Ailesi üzerinden de iddialar ortaya atıldığını belirten Balcıoğlu, 12 yaşında kaybettiği babası üzerinden yapılan yorumlara sert tepki gösterdi. Balcıoğlu, “Çocuk yaşta kaybettiğim rahmetli babam üzerinden bile iftira üretmekten çekinmediler. İnsanın ailesine, acısına, hatırasına uzanan bu kirli dil; artık yalnızca siyasi bir saldırı değil, vicdanı da ahlakı da aşan bir kötülüktür” ifadelerini kullandı.

“Bu gazetecilik değil, bu habercilik değil”

Bazı haber ve yorumlara tepki gösteren Balcıoğlu, halkın haber alma hakkını değil, iftirayı büyüten anlayışı açıkça teşhir ettiğini belirtti. Balcıoğlu, “Bu gazetecilik değil. Bu habercilik değil. Bu kamu görevi hiç değil. Bu, iftiraya manşet atmak. Bu, dedikoduya haber süsü vermek. Bu, halkın seçtiği belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak için kalemi silah gibi kullanmaktır” şeklinde konuştu.

Hakkındaki iddialarla ne kendisinin teslim alınabileceğini ne de Silivri halkının iradesinin gölgelenebileceğini ifade eden Balcıoğlu, bu sürece boyun eğmeyeceğini vurguladı. Balcıoğlu, “Bu zayıf, duyuma dayalı, somut delilden uzak iddialarla ne beni teslim alabilirsiniz ne de Silivri halkının iradesini gölgeleyebilirsiniz. Ben bu karanlık senaryoların hiçbirine boyun eğmiyorum. Silivri halkının iradesini hedef alan bu haksızlığın karşısında dimdik duruyorum” ifadelerine yer verdi.

“Ben bu göreve Silivri’ye hizmet etmek için geldim”

Kendisini “sandıkta halkın teveccühünü kazanmış, Silivri’nin evladı Bora Balcıoğlu” olarak tanımlayan Balcıoğlu, göreve koltuk, makam ya da birilerinin düzenine teslim olmak için gelmediğini söyledi.

Balcıoğlu, Silivri’ye hizmet etmek için göreve geldiğini belirterek, “Ben bu göreve Silivri’ye hizmet etmek için geldim. Halkın sofrasına bereket katmak, çocuklarımızın yüzünü güldürmek, ihtiyaç sahibi komşularımızın kapısını çalmak, üreticinin alın terine, emekçinin hakkına, emeklinin onuruna, gencin umuduna ve kadının mücadelesine sahip çıkmak için geldim” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar ayrıcalığın değil adaletin, korkunun değil vicdanın yanında durduğunu vurgulayan Balcıoğlu, Silivri’nin yüzünü yere eğdirecek hiçbir işin içinde olmadığını ifade etti. Balcıoğlu, “Silivri’nin yüzünü yere eğdirecek hiçbir işin içinde olmadım. Hemşehrilerimin vicdanını incitecek hiçbir kararın altına imza atmadım. Atmam” ifadelerini kullandı.

“Vicdan Belediyeciliği bayrağını sahipsiz bırakmayın”

Yaşananların yalnızca şahsına yönelik olmadığını belirten Balcıoğlu, Silivri’de adalete, demokrasiye ve vicdana inanan bütün yurttaşlara seslendi. Balcıoğlu, sosyal demokratlardan muhafazakâr demokratlara, milliyetçi demokratlardan liberal demokratlara, sosyalist demokratlardan Kürt demokratlara kadar Silivri’nin bütün demokrasi güçlerine çağrıda bulundu.

Balcıoğlu, “Benden aldığınız Vicdan Belediyeciliği bayrağını sahipsiz bırakmayın. Bu bayrak yalnızca Bora Balcıoğlu’nun bayrağı değil. Bu bayrak, Silivri’de yoksulun kapısını çalanların, çocuğun sofrasına kahvaltı koyanların, üreticinin alın terine, emekçinin hakkına, emeklinin onuruna, halkın iradesine ve Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkanların bayrağıdır” dedi.

“Vicdan Belediyeciliği” anlayışının bir kişiye bağlı olmadığını ve Silivri’de kurumsallaştığını kaydeden Balcıoğlu, bu belediyecilik anlayışının büyüyerek devam edeceğini ifade etti. Balcıoğlu, “Elbette Vicdan Belediyeciliği 6 metrekarelik bir hücreye hapsedilemeyecek. Silivri’de kurumsallaştırdığımız bu belediyecilik anlayışı büyüyerek devam edecek. Çünkü Vicdan Belediyeciliği bir kişinin değil, bu kentin vicdanlı insanlarının ortak eseridir” şeklinde konuştu.

“Silivri’nin iradesini hapsedemezsiniz”

Kendisini fiziken Silivrililerden ayırmaya çalışanlara seslenen Balcıoğlu, Silivri’nin vicdanının susturulamayacağını, iradesinin hapsedilemeyeceğini ve umudunun teslim alınamayacağını belirtti.

Balcıoğlu, “Beni bugün aranızdan fiziken ayırmaya çalışanlar şunu iyi bilsin: Silivri’nin vicdanını susturamazsınız. Silivri’nin iradesini hapsedemezsiniz. Silivri’nin umudunu teslim alamazsınız” ifadelerini kullandı.

Bu haksızlığı yapanlardan, yaptıranlardan ve bu haksızlık karşısında susanlardan hukuk içinde, demokrasi içinde ve milletin vicdanında hesap sorulacağını belirten Balcıoğlu, Silivrililere umutlarını kaybetmeme ve vazgeçmeme çağrısında bulundu.

Açıklamasının sonunda Silivrililere birlik, dayanışma ve kararlılık mesajı veren Balcıoğlu, “Aziz hemşehrilerim; asla umudunuzu kaybetmeyin. Asla vazgeçmeyin. Başınızı öne eğmeyin. Ben yine aranıza döneceğim. Yine birlikte çalışacağız. Yine birlikte güleceğiz. Yine Silivri için omuz omuza yürüyeceğiz” dedi.

Balcıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Ben dimdik ayaktayım. Başımı eğmedim, eğmeyeceğim. Boyun eğmedim, eğmeyeceğim. Susmadım, susmayacağım.”

Muhabir: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber Başkan Balcıoğlu'ndan Milli Maça Davet
Sonraki Haber Başkan Balcıoğlu 'başımı Eğmedim, Eğmeyeceğim'

Yorum Yap