Test

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine tepki gösterdi. Göreve geldiği günden beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından aldığı hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade eden yetkililer, İzmir’in yatırımlarının siyaset konusu yapılmasına tepki göstererek, “Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF WEDDING FASHION İZMİR – 19. Gelinlik, Damatlık Ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yetkililer, “Kentin tamamına hizmet götürmeyi hedefleyen bir belediye olarak hükümetle, bakanlıklarla uyum sağlamaya, İzmir’e hizmet getirmeye çalışıyoruz. İzmir’in uzun süredir bekleyen sorunlarını çözmek için yapıcı adımlar atacağız. Bunu da yapıyoruz. İnciraltı planları, Balçova arsa mağdurları, Basmane çukuru gibi örnek konular var. Bunlar devam edecek. İzmir büyük bir kent. Deprem Master Planı, Ulaşım Master Planı hazırlıyoruz. Körfez temizliği için tarihte görülmemiş bir çalışmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.

“Hiçbir anlaşma onaylanmadı”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve planladığı pek çok projeye ilişkin yurt dışı kredi kullanımına Ankara’dan onay gelmemesine tepki gösteren yetkililer, “Bazı şeyler, bizim yetkimiz dışında ve finansman desteğine ihtiyaç var. Bu finansman için aslında İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi kredi notuyla uluslararası finans kuruluşlarından kredi anlaşmaları yapıyor. Ama bunların bakanlıktan onaylanması lazım. Bakanlıktan onaylanması demek, hükümetin ya da bakanlığın bu krediye kefil olması demek değil. Bir kefil istenmiyor. 22 aya yakın süredir görevdeyiz. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı. Bunun için Maliye Bakanımıza gittik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza gittik. İlgili olan herkesle görüştük. Yapılır dediler, olabilir dediler. Yapılandırmalarla bu konuyu hallederiz dediler. Ama şu ana kadar halledilmiş değil” denildi.

“Siyaset üstü görüyoruz”

Yetkililer, “Mesela Şakran’a kanalizasyon ve arıtma yapılacak. Bunun için kredi anlaşmamız var, onay gelmemesi bunu almamamız demektir. Pek çok proje var. 4. fazın kredisi var, anlaşması yapılmadı. O nedenle kendi kaynaklarımızla ödüyoruz. Çamur kurutma tesisi gibi altyapı projeleri var. Ulaşım projeleri var. Tramvay alacağız, metro alacağız, Buca metrosunu Gaziemir’e uzattık, elektrikli otobüs alacağız, çöp tesisi yapımı var, bunlarla ilgili krediler var. Bunların hangisi siyaset konusu yapılabilir? Bunları siyaset üstü görüyoruz. Siyaset üstü gördüğümüz bu konularla ilgili bakanlıklarla, üst düzey bürokratlarla gidip görüşüyoruz. Görüştükten sonra beklediğimiz şey olumlu adımların atılması. Nedense İzmir’in AK Partili siyasetçileri, bunları hep siyaset konusu yapıyor. Bir kuruş hükümetin cebinden çıkmadığı halde, bunların hepsi dış kredi olduğu halde sanki kendileri bir iyilik yapıyormuş gibi konuşuyor. Bundan rahatsızız. Bunun değişmesi lazım. İzmirlilerin de bunu anlaması lazım. Biz hükümetten para istemiyoruz. Bizim kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz” şeklinde ifade ettiler.

“Şapkadan tavşan çıkarmaya çalışır gibi bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz”

İzmir’in bekleyen sorunları için çağrı yapan yetkililer, “AK Parti’nin yerel siyasetçileri, özellikle milletvekillerine soruyorum; siz İzmir’e ne hizmet getirdiniz? Özellikle üç dönem milletvekilliği yapanlar var. Bize okul yapıldı deniyor. Okulu İzmirlilerin vergileriyle Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Hamza Dağ aday olduğu zaman ikinci çevre yolunu yapacağız diye söz verdi. O hükümetin sözüydü aynı zamanda. Görüyorsunuz, hala bir şey yok. Altınyol’da, çevre yolunda ne kadar trafik sıkışıklığı olduğunu herkes görüyor. Peki, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak trafiği rahatlatmak için bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz. Ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce başlaması lazım ama adım atılmıyor. İzmir’in temel sorunlarında, altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde beklediğimiz desteği görmüyoruz. Bunun da siyasi olmaması gerektiğini düşünüyoruz” denildi.

“Gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmasınlar”

AK Parti’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi ile yarışacaksa, bunu hizmet getirerek yapması gerektiğini belirten yetkililer, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin hizmet getirmesini engelleyerek siyaset yaparsanız halka zararınız oluyor, şehre zararınız oluyor. Çöp konusu, körfez kirliliği siyaset konusu yapılamaz. Türkiye’nin her tarafında susuzluk var. Yağmur yağmıyor çünkü. Buna çıkıp becerisizlik diyorlar. İzmir, Türkiye’nin en iyi kayıp kaçak oranlarından birine sahip ama bunu da çarpıtıyorlar. Yalan yanlış rakamlarla insanların kafalarını karıştırıyorlar. Sürekli altyapı yatırımları yapıyoruz. Hepsi yer altına gömüldü. Ama doğru şeyler bunlar. Bunu yapmamız lazım. Şehrin sorunlarına gerçek çözümler getirmemiz lazım. İzmirlilerin bunu anlayacağını biliyoruz. Sürekli gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmayı bıraksınlar. Onun yerine beklediğimiz şeyi yapsınlar, hizmet getirsinler. Ya da bıraksınlar biz hizmet edelim, engel olmasınlar. Göreve geldiğimizden beri bir tane bile yurt dışı kredisi onaylanmadı. Geçmişte onaylanan bazı kredilerin ödeme birimleri serbest bırakıldı” ifadelerini kullandılar.

“İzmir halkının malına çökemezler”

Büyükşehir’e ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi hakkında açıklamalarda bulunan yetkililer, “Üç tane halihazırda hizmet için kullandığımız binayla ilgili, bizim haberimiz olmadan, ihbarda ve bildirimde bulunmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden tapuda kendi üzerine geçirmiş. Biz bunu sonradan öğrendik. Eşrefpaşa Hastanesi’nin oradaki bina, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası. Bunların üçü de belediyenin aktif olarak kullandığı, yıllardır bakımını, tamirini, onarımını yaptığı yapılar. Biz bunları ticari bir amaçla kullanmıyoruz. Tamamen eğitim, kültür, insanları meslek edindirmek için ya da hizmet binası olarak kullanılan yerler bunlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne daha doğrusu İzmir halkına ait olan bu binalara el koymak inanılmaz bir şey. Aklımız almıyor bu tavrı, kesinlikle almıyor. Buna karşı hukuki haklarımızı kesinlikle savunuyoruz, savunacağız ve mahkemeye başvurduk. Mahkeme ihtiyati tedbir kararı aldı. Şu anda kesinleşmiş karar yok, bu mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü aklını başına toplamaya davet ediyoruz. İzmir halkının malına çökemezler. Böyle bir şey olmaz, buna izin vermeyeceğiz” dediler.

“Yasal altyapısı yok”

Paylaşımlı yolculukla ilgili teslim edilen imzalar hakkında da konuşan yetkililer, “Bunun yasal altyapısı yok, o yüzden onay vermiyoruz. Yasasının olması lazım. Hükümet buna uygun yasa çıkarsın ona göre karar verelim” şeklinde konuştular.

“Laiklik herkes için çok kıymetli”

Bir tarikat tarafından İzmir’de düzenlenen gösteri hakkındaki görüşleri de sorulan yetkililer, “Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın nasıl tehlikelerinin olacağını yaşayarak gördük. Umuyorum burada devletimiz bu tür şeyleri de yakından takip ediyordur ve herhangi yanlış bir şey yapılmasına izin vermez” dediler.

Muhabir: Mustafa Kemal DEMİR

Önceki Haber İzmir Dijital Sağlık Akademisi Başladı
Sonraki Haber 24 Bin Haneye Kahvaltı Paketi Dağıtımı Başladı

Yorum Yap