Test

Urla'da düzenlenen Barbaros Oyuk (Korkuluk) Festivali, renkli görüntülere ve coşkulu gösterilere sahne oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Urla Belediyesi de renk renk korkulukların görücüye çıktığı, yöresel ürünlerin tanıtıldığı ve hediyelik eşyaların satıldığı festivale katılarak yurttaşlarla bir araya geldi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Urla Belediyesi ve Batı Urla Köyleri Derneği (BUKÖYDER) iş birliğiyle düzenlenen 8. Barbaros Oyuk Festivali, yine renkli görüntüler oluşturdu. Yöresel ürünler ve hediyelik eşyaların tanıtımı ve satışının yapıldığı festivalde çeşitli etkinlikler, yarışmalar, müzik dinletileri ve geleneksel dans gösterileri de yer aldı. Festivale, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Urla Belediyesi de katıldı. Kaybolmaya yüz tutmuş yöresel değerler ve gelenekler üzerinde farkındalık yaratmayı, üretimi teşvik etmeyi ve tarımı canlandırmayı amaçlayan festivalde tek tek stant ziyareti yaparak alışveriş yapan yetkililer, İzmirlilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Geleneksel festivalde renk renk korkuluklar büyük ilgi çekti.

Coşku doruğa çıktı

Festival ziyaretine Barbaros Köy Yaşam Merkezi'nde yer alan çini sergisini gezerek başlayan yetkililer, köy meydanını çevreleyen stantları da tek tek ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu. Bir yurttaş, Gel Ey Denizin Nazlı Kızı Nuş-i Şarab Et şarkısını seslendirdi. 9,5 yaşındaki Pina Gücenmez ise el yapımı kukla ile mini gösteri sundu. Stant ziyaretleri sırasında Barbaros köyünün en yaşlı sakinlerinden 88 yaşındaki Miyase Gürbulak ile sohbet eden yetkililer, gözleme yapan kadınlara yardım edip taleplerini dinledi. Paten almak için aileleriyle birlikte stantta takı satışı yapan 8 yaşındaki Aliye Sıla But ve Defne Çelik'ten hem alışveriş yapıldı hem de paten hediyesi sözü verildi. Festival kapsamında köy meydanında kurulan sahnede şarkı ve türküler söylendi. Dört bir yandan festivale katılan vatandaşlar müziğin ritmine kapılarak dans etti.

Desteğe devam edeceğiz

Festivalde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan yetkililer, "Kırsal bölgelerde kültürel faaliyetleri gördükçe kendimizi çok iyi hissediyoruz. Barbaros köyü bu anlamda çok iyi bir örnek. Burada sanat ruhu var. Kültürel zenginliklerini koruyan bir köy. Bir taraftan tarım yapılıyor, bir taraftan dışarıdan gelen insanların katılımıyla beraber çok güzel etkinlikler gerçekleşiyor. Festivale pek çok insan İzmir dışından geldi. Hem yerel ürünlerden alma imkanı buluyorlar hem de korkulukları görüyorlar. Elimizden geldiğince bu tür etkinliklerin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Yerel ve kültürel özellikleri korumak bizim için önemli. Onları gelecek nesillere aktarmak önemli" dedi.

Üzerime ne düşerse yapacağım

Kent gündemine ilişkin de değerlendirmede bulunan yetkililer, "Yangınlar, aşırı sıcaklar ve susuzluk, sadece İzmir'in değil, Türkiye'nin ve dünyanın önemli bir kısmının yaşadığı sorun. Bunlarla başa çıkacağız, başa çıkmak zorundayız. Hepsinin çözümünü akılla, bilgiyle, bilimle bulacağız. Çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllar içinde üreteceğimiz çözümlerle bunları yöneteceğiz. Biz burada yaşamaya devam edeceğiz, çocuklarımız burada yaşamaya devam edecek. Biz çok güzel bir milletiz, çok güzel insanlarız. İzmir çok kültürlü bir yaşamın birden fazla özelliğini koruyan, bünyesinde barındıran bir şehir. Değerlerimizin farkında olmamız lazım. İzmir'den uzaklaştığınız zaman İzmir'in ne kadar özel ve güzel bir yer olduğunu anlıyorsunuz. Güzel ve asil yürekli milletin her türlü kültürel zenginliğini korumak için üzerime ne düşerse yapacağım" diye konuştu.

Muhabir: Mustafa Kemal DEMİR

Önceki Haber Güzelbahçe 75. Yıl Cumhuriyet Bulvarı'nda Sona Gelindi
Sonraki Haber İzmir'de Zabıta Ekiplerinden Yolcu Kılığında Taksi Denetimi

Yorum Yap