Test

Deniz ekosistemi için çok önemli olmasına rağmen Akdeniz’de sayıları giderek azalan pina ve deniz çayırlarının Tuzla kıyılarında görülmesinin ardından Tuzla'da dalış yapılarak keşfi yerinde gözlemlemiştir. Dalış sırasında, içerisinde bebek pinaların da olduğu yeni bir alan ve daha önce Tuzla'da görülmeyen ve deniz ekosistemi için çok önemli olan bir tür deniz çayırı da görüntülenmiştir. "Koku sorunu bitti" dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı.

Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Tuzla’nın Postane Mahallesi’ndeki Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü kıyısında Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar bulmuştur. Akdeniz’de sayıları azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sarı, yerel yöneticileri dalış yaparak bu nadir bölgeleri yerinde görmeleri için çağrı yapmıştır. Bu çağrıya ilk yanıt veren Tuzla Belediye Başkanı olmuştur.

Prof. Dr. Sarı, Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu ve dalış ekibi Tuzla’da su altına inmiştir. Yapılan gözlemler, Tuzla kıyılarında ekolojik toparlanmanın somut işaretlerini ortaya koymuştur. Yapılan yeni dalışta daha önce Tuzla'da görülmeyen ve deniz ekosistemi için çok önemli olan bir tür deniz çayırı da görüntülenmiştir.

Prof. Sarı, 2 ila 5 metre derinliklerde iki ayrı noktada Zostera marina ve Cymodocea nodosa türü deniz çayırı ve hem yetişkin hem yavru pinaların görüntülendiğini söylemiştir.

BAŞKA BİR BÖLGEDE YENİ PİNALAR BULUNDU

Dalış sonrası değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının varlığının kıyı ekosisteminin iyileşmeye başladığını gösterdiğini belirtmiştir. Daha önce küçük bir alanda gözlemlenen deniz çayırlarının, bu kez başka bir noktada ve daha yoğun biçimde görüldüğünü ifade eden Sarı, çayırların içinde bebek pina bireylerine rastlandığını söylemiştir. Bunun su kalitesindeki iyileşmeye işaret ettiğini vurgulayan Sarı, "Bu bölge canlanıyor, tekrar hayata dönüyor demektir" demiştir.

Denizin canlı ve kendini yenilemeye çalışan bir sistem olduğunu belirten Sarı, insan müdahalesinin belirleyici olduğuna dikkat çekmiştir. Kirlilik ve kıyı tahribatı azaldıkça deniz canlılarının geri döndüğünü ifade eden Sarı, pinaların içinde görülen küçük bireylerin yeni yerleşimlerin göstergesi olduğunu kaydetmiştir.

“DENİZ KİRLİLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇİLDİĞİNE DAİR BELGE VARSA, BİRİNİ GÖRMÜŞ OLDUK”

Tuzla Belediye Başkanı dalışta gözlemlenen tabloyu, göreve geldikleri günden bu yana yürüttükleri çevre politikalarının somut bir sonucu olarak değerlendirmiştir. "Koku sorunu bitti" demenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bingöl, pinaları ve deniz çayırını burada görüyor olmak önemli bir duygu. Tuzla’daki koku ve kirlilik sorununa ilişkin olarak göreve geldiğimiz günden bu yana yaptıklarının bir sonucunu alıyoruz. "Koku sorunu bitti" dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı.

Başkan, özellikle ileri biyolojik arıtma tesisinden çıkan suyun doğrudan denize verilmesinin önüne geçilmesini önemli bir adım olarak göstermiştir. Mevzuata uygun şekilde derin deşarj yapılmasında hukuki bir engel bulunmadığını ancak İSKİ ile yürütülen görüşmeler sonucunda arıtılmış suyun denize ulaşmadan park sulama ve yol temizliğinde kullanılmaya başlandığını belirtmiştir. Böylece hem su tasarrufu sağlandığını hem de arıtma çıkış suyunun doğrudan denize aktarımının engellendiğini dile getirmiştir.

“ZABITA ÖZEL ARAÇLARLA VİDANJÖR TAKİBİ YAPIYOR”

Kaçak deşarjlarla mücadeleye de değinen Başkan, "Özellikle dereye yapılan kaçak deşarj büyük bir sorun oluşturuyor. E-5’in üstünde çok sayıda OSB (Organize Sanayi Bölgesi) ve iş yeri var. Ayrıca Umur Deresi gibi Kocaeli sınırlarıyla bağlantılı olan derelerimiz bulunuyor. Yetki karmaşasını fırsat bilen bazı vidanjör sahipleri ve bazı fabrikalar dereye kaçak deşarj yapıyor. Kolektöre yapılan kaçak deşarjda su en azından arıtmadan geçiyor. Ancak dereye yapılan kaçak deşarj hiçbir arıtmaya uğramadan doğrudan denize ulaşıyor. Bu da deniz yaşamını ciddi şekilde tehdit ediyor. Aynı zamanda dereden geçerken kötü kokuya neden oluyor. Bu nedenle derelerimizin tamamına güvenlik kameraları ve güneş enerjili aydınlatma sistemleri kuruyoruz. Kolektör hatlarında zabıta özel araçlarla vidanjör takibi yapıyor. Şu anda kolektörlere ve derelere yapılan kaçak deşarj büyük ölçüde azaldı; yakında tamamen bitirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve İSKİ’yle ciddi süreçler yürütüyoruz. Biz bildiriyoruz, İl Müdürlüğü ruhsat iptali yapıyor; İSKİ suyu kesiyor. Denizi korumak ve koku sorununu kalıcı olarak çözmek için dereye kaçak deşarja kesin olarak son vermemiz gerekiyor" demiştir.

“KİMYASAL YÜKLÜ ÇAMUR ARTIK DEREYE AKMIYOR”

Diğer kritik başlığın OSB’deki üç numaralı gölet olduğunu söyleyen Başkan, göletin altında yaklaşık bir milyon metreküp kimyasal yüklü çamur bulunduğunu, yağışlı dönemlerde bu suyun Umur Deresi üzerinden denize ulaştığını belirtmiştir. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan çalışmalarla bu suyun kolektörler aracılığıyla doğrudan arıtmaya yönlendirildiğini ve artık dereye akmadığını kaydetmiştir.

“OKSİJENİN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ DENİZLERDEN SAĞLANIR”

Prof. Dr. Sarı ise denizin, yapılan müdahaleleri inkâr etmeyeceğini belirterek, "İyilik yapıldıkça deniz de iyileşir" demiştir. Marmara çevresini yıllardır gözlemlediğini ifade eden Sarı, deniz ekosisteminin insan hayatı için hayati önem taşıdığını ve oksijenin önemli bir bölümünün denizlerden sağlandığını hatırlatmıştır.

“BAŞKANIMIZI KUTLUYORUM”

Prof. Mustafa Sarı, "Tuzla Belediye Başkanı denizi korumak için gösterdiği gayret için kutluyorum. Bugün birlikte dalıp, denizde başlayan iyileşmeyi bizzat suyun altında birlikte gördük. Deniz çayırı alanı içinde hayata tutunmuş yavru pinalara dokunduk. Deniz çayırlarının askıdaki katıları nasıl çöktürdüğüne şahit olduk. İyi uygulamaları artırarak sürdürmek, denizi tanımak ve tanıtmak için daha çok çabaya ihtiyacımız var. Tuzla sahillerinde yürüyen, gezen, denize giren her insanın denizdeki dirilişten haberi olmalı. Buralara panolar yerleştirerek pinaları, deniz çayırlarını anlatmalı, denizi korumak için onların da bireysel desteğini almalıyız" demiştir.

“BÜYÜK BİR MEMNUNİYET DUYUYORUZ”

Başkan, göreve gelmeden önce koku sorununu çözmek, kirliliği azaltmak ve deniz temizliği için mücadele etmek üzere üç temel vaatte bulunduklarını belirterek, "Bugün bu üç başlıkta da olumlu gelişmeleri görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" demiştir.

Muhabir: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber Mercan Sanat Merkezi Açıldı
Sonraki Haber 14 Şubat Sevgi Günü'nde Babalar Kız Çocuklarının Saçlarını Şekillendirdi

Yorum Yap