Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 51. Genel Kurulu’na katılarak 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan süreçleri ve yerel yönetimlerin karşılaştığı finansman sorunlarını uluslararası platforma taşıdı.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) heyetiyle birlikte kongreye katılan ve TBB Encümen Üyesi olan Tutdere, Yerel Yönetimler Meclisi’nin “Krizlerin Maliyeti: Yerel Dayanıklılığın Finansmanı” başlıklı tematik oturumunda bir konuşma yaptı. Konuşmasında, 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da yaklaşık 10 bin kişinin hayatını kaybettiğini, yapı stokunun yüzde 65’ine yakın kısmının yıkıldığını veya ağır hasar aldığını hatırlatan Tutdere, afet anında yaşanan çaresizliği ve kentin altyapısının tamamen çöktüğünü ifade etti.
Depremin ardından kentte 59 geçici konteyner yerleşim alanı oluşturulduğunu ve bir dönem yaklaşık 125 bin kişinin bu alanlarda yaşadığını belirten Tutdere, yıkıma uğrayan bir şehirde ikinci bir kentin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldıklarını vurguladı. Tutdere, su, ulaşım, aydınlatma ve atık yönetimi gibi hizmetlerin kısıtlı bütçelerle yürütülmeye çalışıldığını, göçler nedeniyle ekonomik kaynaklar daralırken hizmet ihtiyacının arttığını kaydetti.
Afet Finansmanı İçin Dört Somut Öneri
Mevcut finansman modellerinin kriz dönemlerinde yetersiz kaldığına işaret eden Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın 9. maddesini hatırlatar ilgili kaynakların üstlenilen sorumluluklarla orantılı olması gerektiğini belirtti. Konuşmasında afet finansmanının iyileştirilmesi için dört temel öneri sıralayan Tutdere:
- Belediyelere kaynak aktarılırken yalnızca kayıtlı nüfusun değil; afet risklerinin, gerçek hizmet yükünün ve yerel ihtiyaçların dikkate alınmasını,
- Belediyelerin afet öncesinde risk azaltma yatırımlarına, kriz anında ise hızlı ve esnek finansman kaynaklarına erişiminin sağlanmasını,
- Küçük ve orta ölçekli belediyelerin planlama ve proje geliştirme kapasitelerinin güçlendirilmesini,
- Kaynak dağıtımı ve önceliklerin belirlenmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin etkin söz sahibi olmasını talep etti.
Teknik desteğin doğrudan mali kaynağın alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Tutdere, kaynaklara zamanında erişilememesinin planlanan yatırımları ertelettiğini ve kriz maliyetini gelecek yıllara taşıdığını aktardı.
Uluslararası İş Birliği ve Dayanışma Vurgusu
Adıyaman’ın yeniden ayağa kaldırılmasında devlet kurumlarının, uluslararası finans kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin ortak çabalarının önemine değinen Tutdere, İller Bankası iş birliğiyle Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, FRIT kapsamındaki finansman ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) gibi kuruluşların desteklerinden yararlandıklarını belirtti. Depremin ilk gününden itibaren destek veren tüm ülkelere ve kurumlara teşekkür eden Tutdere, dayanıklı kentlerin ancak sorumluluklarıyla uyumlu kaynaklara sahip güçlü yerel yönetimlerle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.